YAZIN AÇILAN ALAN
Sanatla Felsefe Yoğunlaştırılmış Yaz Programı
Süre: 8 hafta
Sıklık: Haftada 2 oturum
Grup: Maksimum 6 çocuk
Yaş Grupları: 7–8 / 9-12
Sanatla Felsefe Yaz Okulu Nedir?
Bu program, yaz dönemi için oluşturulmuş ayrı bir yapıdadır.
Amacı çocukları hızlandırmak ya da “ilerletmek” değil, düşünmeyle daha sık ve kesintisiz temas kurmalarını sağlamaktır. Sanat eserleri üzerinden ilerleriz. Ama amacımız sanat öğretmek değil, sanat aracılığıyla düşünmenin kapısını aralamaktır.
Program 8 hafta sürer ve haftada 2 oturum şeklinde ilerler. Her grup en fazla 6 çocukla sınırlıdır.
Alan Yaklaşımımız
Program boyunca her çocuk için kısa gözlemler tutulur. Ama bu bir performans değerlendirmesi değildir.
Odaklandığımız şey: Çocuğun düşünmeyle kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğidir. Bu program,
daha önce atölyeye katılmış ya da ilk kez katılacak çocuklar için düşünmeyle daha yoğun bir temas alanı sunar.
Program Detayları
1. Hafta
Çocukların düşünmeye nasıl yaklaştığını gözlemleriz.
Doğru cevap beklentisinin olmadığı bir alan kurarız.
2. Hafta
Aynı konu üzerinden farklı sorular üretiriz.
Çocuklar cevap vermekten çok, soru kurmaya yaklaşır.
3. hafta
Bir düşüncenin sabit olmak zorunda olmadığını çalışırız.
Çocuklar fikirlerini yeniden gözden geçirmeye başlar.
4. hafta
Sorudan sonra bilinçli olarak bekleriz.
Sessizlikle birlikte düşüncenin nasıl değiştiğini fark ederiz.
5. hafta
Düşünceyi sadece konuşarak değil;
beden, ses ya da nesneler aracılığıyla ifade ederiz.
6. hafta
Çocuklar kendi sorularını ve konularını alana taşır.
Bu noktada daha aktif bir rol almaya başlarlar.
7. hafta
Çocuklar kendi düşünme biçimlerine bakar:
Nasıl düşünüyorum? Değişiyor muyum? Dinliyor muyum?
8. hafta
Çocuklar ve ebeveynler birlikte düşünür.
Yer yer roller değişir.
Süreç birlikte deneyimlenir.
Ebeveyn Yorumları
Ebeveynlerin çocuklarının programımızda yaşadığı deneyim ve ilerleme hakkındaki yorumları.
“Çocuğum ders saatini kendi takip ediyor, bana hatırlatıyor. Bu sahiplenme bizim için çok değerli. Onun kendi isteğiyle devam etmek istemesi, atölyenin gücünü gösteriyor.”
“Sadece çocuklar değil, biz ebeveynler de derslerden sonra farklı düşünüyoruz. Kızımın sorularına cevap ararken kendimizi yeniden öğrenirken buluyoruz. Atölye ailece bir yolculuğa dönüştü.”
“Çocuğumun gözlerindeki ışığı uzun zamandır görmemiştim. Atölyeden sonra yeniden heyecanla kitaplara yöneldi. Bu motivasyonun kaynağı sizsiniz.”
Detaylı bilgi almak için
bizimle iletişime geçin
S.S.S
Sıkça Sorulan Sorular
Atölyemiz 7-12 yaş arası çocuklara yöneliktir. Her yaş grubunun gelişimsel ihtiyaçlarına göre farklı içerikler sunuyoruz.
Zoom üzerinden canlı ve interaktif oturumlar düzenliyoruz. Çocuklar aktif olarak katılıyor, drama oyunları oynuyor ve sanat eserleri üzerinden tartışmalar yapıyor.
Her çocuğa yeterli ilgi gösterebilmek için gruplarımızı maksimum 6 kişi ile sınırlı tutuyoruz.
Atölyeler haftada bir kez, yaklaşık 60-90 dakika sürmektedir. Hafta içi ve hafta sonu seçenekleri mevcuttur.
Hayır, kesinlikle gerekmiyor! Atölyemiz her düzeyden çocuğa açıktır. Amacımız çocukların yeteneklerini keşfetmelerine yardımcı olmak.
İletişime geçin ve kısa bir tanışma görüşmesi planlayalım. Ardından öğrencimiz deneme dersine katılsın, süreci deneyimlesin ve uygun gruba kaydıyla yolculuğu başlasın.
Hayır, klasik anlamda felsefe anlatılmıyor. Çocuklar filozof gibi düşünmeyi deneyimliyor. Soru sormak, farklı bakmak, kendi cevaplarını oluşturmak. Süreç felsefi; anlatım değil.
Çocuklar sadece “bilgi” öğrenmiyorlar; düşünmeyi, anlamayı, sorgulamayı, dinlemeyi, beklemeyi, empati kurmayı, kendi fikirlerini ifade etmeyi öğreniyorlar.
Önce bir uyaran sunulur: bir sanat eseri, bir kavram, bir soru… Sonra birlikte düşünür, tartışır, bazen çizer, bazen canlandırırız. Her çocuk kendi sesiyle düşünmeye başlar.
Sadece bilgi değil, farkındalık taşır çocuk. Bir “doğru cevap” değil, “kendi cevabı” olur. Ve bu çok kıymetlidir.Bu atölye, çocuklara düşünmeyi öğretmez — çünkü onlar zaten düşünür. Ama düşüncelerini fark etmeyi, derinleştirmeyi, karşılaştırmayı, ifade etmeyi ve sorgulamayı öğrenirler.
Yıllardır çocuklarla düşünen, hisseden, soru soran bir alan açıyoruz.
Amacımız, çocuğunuzu “doğruyu bilen” değil, kendi doğrusunu düşünen bir birey olarak güçlendirmek.
Biz hiçbir çocuğu “eksik” görmeyiz. Birlikte düşüneceğimiz, birlikte büyüyeceğimiz bir yol arkadaşı olarak görürüm. Süreç odaklı, her çocuğun kendi ritmiyle ilerlemesine alan açarız.
İlk başta sessiz olan bir çocuk, bir gün grubun ortasında bir soru sorar ve herkes durur, dinler. İşte o an dönüşümdür. Kendini ortaya koyma cesareti başladığında.
Çünkü bu dersler çocukları “başkası gibi” olmaya değil, “kendileri gibi” olmaya çağırır. Düşünmeyi, hissetmeyi, anlamayı oyunla öğretir. Bunu yapan başka kaç şey var ki?